Sinop ~Gerze ~ilçesi Bolalı Köyü... Welcome ...

Hakkımda

Sinop karadenizin en güzel illerinin başında gelir ve gerze ilçesi gezmeye ve görmeye değer... Bu site KAZIM AYDIN tarafından değerli hemşerilerimize tanıtım amaçlı sunulmuştur.yorumlarınızı bekleriz. Saygılarımla.... yorumlarınız için TELF. NO : 0544-505-30-10 msn adresi : kazim_aydin_57@hotmail.com


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* http://

Kategoriler


Arkadaşlarım


FIKRA ( HATENE )

Hatene ve Bekir

 

Hatena Gerze bolalı köyünden Burma ailesindendir(Kazım BURMA).

Bu fıkra yaşanmış bir öyküdür

Hatene Samsun 'a panayıra gider kendine has alemi vardır.

Bir restauranta rakısını içerken hemşerisi Bekir 'i görür.

Kalkar Bekiri masasına davet eder.O içmesede karnını doyurur.

Hatena(KAzım Burma):

- Bekir sen benim hemşerimsin buralarda yabancılık çekme öğlen yemeğine senide burda beklerim,burası benim .

Ben hemşerimin gurbette yalnızlık çekmesini sevmem,der

Hatene kurnaz Bekir 'in cebinde bir çift öküz parası oldugunu biliyor.Bekirde öğlende Hatena beni bekler diye gelir restaurantın camının kenarından bakar. Hatena hemen cağırır:

-Gelsenee.

Bekir gelir ve selamlaşırlar.yemeğini yer ve Hatene Bekir 'e şöyle der:

-Akşamda bir yere gitme darılırm, hemşerimsen yanıma gelirisin.

Bekir yine gelir ve Hatene hala devam ediyor kadehlerine...

Bekir'e bir zaman sonra söyle der :

-Ben az gezeleyeceğim,sen beni burda bekle ,askılığa başındaki fotorude(şapka) bırakır.Bunada sahip cık! der.Giderken garsona bahşiş verir ve su sözleri tembihler:

- ben gidiyorum , hesabı arkadas ödeyecek acele işim çıktı. ve gider...

Hatena gelmez...

Bekir sıkılr,birz sonra yavaş yavaş kapıya doğru yönelir.Garson sorar:

-Amca nereye?

-Arkadas gelecektide gelmedi de ben gideyim.

-Nereye gidiyorsun hesabı öde? der.

-Ne hesabı !Burası onumuş ya fotorunude bıraktı.

-Ne onunu amca o gitti daha gelmez.

Bekir ''Eyvah!'' diye söylenir.

Sabah mercimek çorbası, öğlen kuru fasulye, akşam cacık gitti bir çift öküz parası Hatena alacağın olsun '' der parayı öder..

Aradan zaman gecer Hatene Gerzeye giderken akşam olur, yolu Gerdeme köyüne düşer.Gerdeme Bekir'in köyüdür.Gelir kapısının önüne Bekir Bekir diye seslenir.Bekir ses verir.Hatene ''Bekir ne dersen de sözvsende dövsende sen haklısın ama benim senden başka gidicek dostum yok aha geldim kapına misafir istersen kov istersen içeri al atımda kapıda'' der ve Bekir evine kabul eder.

Köydeki komşularıda Bolalı'dan Burmanın Hatene gelmiş sohbet bol olur diye Bekir'in evine gelirler.Hatene cantasından bir küçük rakı çıkarır sofrayı kurdurur.Yanında mezesi tursu peyniri var.Bir zaman sonra Bekir '' bu zıkkım böle gitmiyor ,bir horoz veya tavuk yokmu kes de yiyelim '' der.Bekir :

-Tavuğumda yok horozumda.

hatene yumurtada mı yok diye sorar.Bekir ''yok'' der.

Hatene aslında oturdukları sedirin (tevriz) altında BİR sepet yumurtayı görmüştür.Bekir'in komşularına der ki:

-Bekir dışarı çıkınca bu yumurtaları 2'şer 3 'er alın, cebinize koyun.Bekir gelince ben size söyleceğim,''komşular Bekirde yokmuş sizde de mi yok gidin siz getirin '' diye

ve söyler...

Ordaki komşular makaradan da olsa kalkarlar dışarı çıkarar teker teker sokakta biraz durduktan sonra evinden getiri gibi gelmişler geri benden 2 tane ,benden 3 tane diyerek yumrtaları bir sepete koymuşlar.Bir sepet yumrta olmuş.Bekirde zannediyor hepsi dışardan geldi. Bİr tencerede yumurtaları suda haşlıyorlar ve afiyetle yiyorlar.Gece gec saatler olunca komşular gitmeye hazırlşanırken Hatene Bekir 'e der ki :

-Bekir herşey içn sağol ,bu akşam bizi ağırladın ben sabahleyin erkenden giderim sen rahatsız olma .

Sabah olur Hatene erkenden atını alır gider.Bekir kuşluk vakti hanımına seslenir:

-Hanım ben gerzeye gideceğim,şu sepetde ki yumurtaları ver de götürüp satayım çay ,şeker alırım.

Hanım gider ve sepeti boş görür.Başalar Bekir'e bağırmaya :

-Akşam yumurtaları yedirdin bana boş sepe,i getirdiriyorsun.Bekir:

-Yok olmaz der. Hanımı:

- sepet boş .

Bekir söyle söylenmektedir:

-Ah Hatene Ah! yine yaptın yapacağını!..

NOT :Bu öykü yaşanmış bir öyküdür.Sinop Gerzeli olup ta Burmanın Hateneyı tanımayan yoktur.(Burmanın HATENE 1977'de vefat etmiştir.30 yaş üstündekiler bir öyküsünü muhakkak duymuştur.)Bolalı köyü doğumlu.

___________________________________________________________________________________________________________

 

Gerze böyle kurnaz görmemiştir.

Yine Kazım BURMA...

 

Günün birinde Musa diye bir arakadaşı ile yolculuğa çıkar Bir köye varırlar.

Karşı köyden davul sesi gelir,oarada birine sorarlar ne var diye.Köy düğünü olduğunu ögrenirler.Yağlı güreş olduğunu da öğrenirler.

Kazım BURMA (Hatene) kendisi kiloludur 100-110 arasındadır kilosu.Musaya der ki:

-Musa sen güreşten anlarsın değil mi?

-Evet,amca der.

-Ben şimdi seni güreşe çıkartacağım ,sen adam yendikten sonra benim yanıma gelip ustam tamam mı devam mı diye soracaksın .

Musa bakar durur .

Hatene :

-Sen benim dediğimi yap gerisini merak etme.

Gelirler düğün merasiminin olduğu yere kendilerini tanıtırlar .Hatene der ki:

-Ağalar ,düğününüz varmış namınızı duyduk,bizde güreşe geldik,kabul buyurursanız.

Kabul ederler,ve güreş başlar. Musa çıkar bir pehlivanı yener ,gelir Hateneye :

-Ustam devam mı?

Hatene kafasını sallar konusmadan devam işareti yapar.

Musa mesajı almıştır.Bir zaman sonra 2.güreşine başlar.Başaltına onu da yener ve yine gelir

-Ustam devam mı?

Hatene devam der.Bu sefer güreş organize eden düğün sahibi ve yanındakiler :

-Arkadaşlar ,kendi aralarında bu pehlivanlar misafir geldi bir tanesi 2 tane adamımızı yendi güreşe çıkmayana ustam diyor.Bu şimdi 3.de yenilse bile ustası dev gibi bir adam,biz buna bahşişi verelim güreşi kazandığını söyleyelim.Yoksa bizim adamlarımız boşu boşuna ezilir.Ne dersiniz? diye sorarlar.

Hepside doğru karar derler.Gelirler Hateneye:

-Siz güreşi kazandınız,bahşiş sizindir,daha yorulmaya gerek yok, derler.Hatene:

-Güreşmeden bahşiş almak ayıp olur ,der.Oranın ahalisi ise biz böyle uygun gördük der.Hatenede canına minnet,çünkü hiç güreş bilmiyor.

Öyküde adı gecen Musa ,Koca Musadır.

 


Tarih: 15:48, 23/11/2008 Kategori: hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KOMİK VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ

HATUN


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de yara almadan kurtulur.

Arabalarından zorlukla çıkarlar ve kadın adama bakıp;

'Çok İlginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiç bir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir' der.

Heyecanlanan adam;

'Evet, galiba haklısın' diye cevap verir. Kadın şaşkınlıkla;

'Bak arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız' derken, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir.

Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri verir. Bunun üzerine adam sorar;

'Sen içmeyecek misin?' Kadın cevap verir;

'Hayır, ben polisi bekleyeceğim' :))


GÖNDEREN__AYDIN SEVİM (S.H.M.S)


Tarih: 18:47, 15/8/2008 Kategori: hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

aydın sewim tarafından... fıkra / SİNOP HALK MÜZİĞİ SANAT

DEĞERLİ - SANAT ÇI   KARDEŞİM
AYDIN SEVİM  böyle güzel fıkraları
sitemize gönderdiği için
 bolalı köyü adına teşekkür ederim
 kazım aydın
.......----------------.............<<<<<<<<

Temel'le bir adam parkta oturuyormuş. Temel de sigara içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş. Dönmüş Temel'e ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun?
Temel cevap vermiş;
- 30 yıl?
Adam başlamış nasihata:
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi.
Temel dönmüş ve sormuş:
- Sen sigara içiy musun?
Adam cevaplamış:
- Ben hiç sigara içmedim.
Temel tekrar sormuş:
- Peçi şu villa ve lüks araba senin mu?
- Hayır !
Temel eklemiş:
- Fazla konuşma o zaman? onlar penum... __._,_.___


Tarih: 20:23, 6/8/2008 Kategori: hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

kıssadan hisse gönd.Aydın Sevim.

saygı değer sanatçımız
AYDIN SEVİMDEN        OKURKEN DÜŞÜNECEĞİNİZ
Nitelikte     iyi seyirler

KISSADAN HİSSE

 

Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş.Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte. Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıstı, belki üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, üzerindeki toprakta biten otları yemek isteyen eşegin ağırlığını çekemedi ve güm diye eşeği yuttu kuyu. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.

Zavallı eşeği kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek ve hayvanı kuyuya gömmek.

Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen topr! akları, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.Köylülerin ağzı açık kalakaldı.

Kıssadan hisse; Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. (Ne bazeni, çoğu zaman.)
Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır. Kör kuyuda olsak bile....
 

.......................................................................................................
not
kendisine  saygılar sunarım başarılarının devamını dilerim
gerzemizin adına gerzenin sahilleri albümünü
çıkaran 
aydın sevimdir
böyle mütevazı bir hemşerimiz


Tarih: 20:19, 28/7/2008 Kategori: hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

TEMEL İN BULUŞU - FIKRA

    FIKRA 

Temel bir gün çok büyük bir olay keşfettiğini söyleyerek bunu
bir basın toplantısı ile halka duyurmak ister.
 Bir masanın önünde duran Temel ;
masanın üstündeki örümceğe "yürü" der.
ve örümcek yürür...
 Sonra tekrar "yürü" der .
ve örümcek yine yürür.
Ardından Temel herkezin şaşkın bakışları arasında
örümceğin bacaklarını tek tek koparır..
Ve örümceğe "yürü" der..
Örümcek yürüyemez.. Ardından tekrar "yürü" der..
Fakat örümcek yine yürüyemez.
 Temel büyük bir keyifle döner halka
"gördüğünüz gibi örümceğin bacakLarını koparınca
kulakları da duymayii"..

Tarih: 12:54, 27/7/2008 Kategori: hikayeler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->